“Dur” demenin doğru bir yolu var. Yanlış söylersen çocuklar daha çok yapar.
Peşinden koşan çocuk uzaklaştırır. Yanlarında duran çocuk çağrılır.
Ezberlersen zor anda düşünmen gerekmez. Ağzından hazır çıkar.
Birisi sana takılıyor, itiyor ya da hoşuna gitmeyen bir şey yapıyor. Söyleyeceğin cümle hep aynı:
Ama aynı cümleyi üç ayrı sesle söyleyebilirsin. Üçü de bambaşka şey anlatır:
Karşındaki bunu oyun sanar. “Kızmadı, demek eğleniyor” der ve devam eder.
Bazı çocuklar tam da bunu görmek için yapar. Kızdığını görünce daha çok yapar.
Ne gülüyorsun ne bağırıyorsun. Sadece bilgi veriyorsun. Bunu ciddiye alırlar.
Hakem düdüğü çalarken ne güler ne bağırır. Sadece “faul oldu” der. Kimse hakemle dalga geçmez: orada ne alay edilecek bir gülümseme vardır, ne de kızdırılacak bir öfke. Sen de o hakemsin.
Yere bakma, kaçma. Bir saniye gözünün içine bak.
Her gün konuştuğun ses. Ne fısıltı, ne bağırma.
Söyledin, bitti. Bekleme, tartışma. Başka şeye geç.
Cümlen üç saniyeden uzun sürüyorsa çok konuşuyorsun demektir. Kısa söz güçlüdür. Uzun uzun açıklayan çocuk tartışmaya girer; tartışma da zaten onların istediği şeydir.
Birileri seni oyuna almadı ve sen peşlerinden koştun. Bu çok normal bir istek — ama ters çalışır. Peşinden koşulan çocuk kaçar; yanına gelen çocukla oynanır. Farkı gör:
Ne kadar kovalarsan o kadar hızlı kaçarlar. Sen “kuyruk” olursun, oyunun içinde olmazsın.
Aynı oyunu, aynı topu, aynı şakayı paylaşan çocuk zaten gruptadır. Kimseyi kovalaması gerekmez.
Koşarak dalma. Biraz izle, oyunun kuralını anla, sonra sakin sor: “Ben de var mıyım?” Hayır derlerse “Tamam, sonra oynarız” de ve gerçekten git. Bu seni güçlü gösterir.
Top, bilye, kart ya da komik bir fikir. Getiren çocuk çağrılır, çünkü sen gelince oyun büyür. İsteyen değil, katan çocuk olursun.
“Sen ne yapıyorsun?” · “Bu nasıl oynanıyor?” İnsanlar kendini dinleyeni sever. Durmadan kendini anlatan çocuk sıkıcı gelir.
Bir gruba en fazla iki kez katılmayı dene. Olmadıysa üzülme, kavga etme, arkalarından gitme — başka gruba geç. Depoda, okulda, parkta hep başka çocuk vardır. Üçüncü denemedeki ısrar, ilk iki denemeyi de bozar.
Zor anda insanın aklı durur. O yüzden cümleyi önceden ezberlersin. Bunları birkaç kere yüksek sesle söyle, ağzın alışsın. Sonra sahada düşünmene gerek kalmaz.
Aynanın karşısına geç, “Dur. Bu hoşuma gitmiyor.” cümlesini düz ve sakin sesle 5 kere söyle. Gülmeden, bağırmadan.
Bir çocuğa bir soru sor ve cevabını sonuna kadar dinle. Sözünü kesme. Akşam bana ne anlattığını anlat.
Bir oyuna izleyerek yaklaş, sonra “Ben de var mıyım?” de. Hayır derlerse üzülmeden başka gruba geç.
Yanında paylaşabileceğin bir şey götür. Kimin istediğini ve ne olduğunu bana anlat.
Arkadaşlık yalvararak değil, kazanılarak olur. Kendini sevdirmeyi öğrenirsen kimseyi kovalaman gerekmez — onlar seni çağırır.
Bunları ilk seferde tam yapamazsan sorun yok. Bisiklet sürmek gibi: düşe kalka öğrenilir. Denedin mi, akşam bana anlat — birlikte bakarız.
Babandan.